4- Son olarak, kuru yemişlerin de Wahls Diyeti'nin ikinci aşamasının zorunlu bir parçası olduğunu belirtelim. Bu zorunluluğun nedeni açık: Çok önemli besin maddeleri içeriyorlar. Örneğin ceviz 'omega 3', badem ve ay çekirdeği ise E vitamini açısından çok zenginmiş. Ayrıca antioksidan olma ve beyindeki 'myelin' kılıfını koruma gibi çok önemli özellikleri varmış. Buna rağmen kuruyemiş tüketimimiz sınırsız değil. Evet, kuru yemiş her gün tüketmemiz gerekiyor ama en fazla 120 gram ne yazık ki!
Dr.Wahls'ın en cok önerdiği kuruyemişler, ceviz, badem, fındık ve ayçekirdeği..Soğuk basılmış olmak ve 47 dereceden fazla ısıtılmamak şartıyla, ceviz ve badem yağları da öneriliyor. Ağaçta yetişen kuru yemişlere karşı alerjisi olanların, ayçekirdeği ve kabak çekirdeğiyle açığı kapatabilecekleri öngörülüyor. Eğer bunlara karşı da hassasiyetimiz varsa, E vitamini ihtiyacımızı zeytinyağı ve avokado yağından karşılamamız gerekecekmiş.
Burada bir de kuruyemişlerin nasıl tüketilmesi gerektiği konusu üzerinde duralım. En başta kavrulmuş kuruyemişleri unutmamız gerekiyor. Ama bunları çiğ yememiz de yeterli değil Dr.Wahls'a göre, maksimum yarar ve minimum zarar sağlamak için ya bir gece önceden suya koyup ıslatmalı ya da 3 gün suda tutup filizlendirmeliymişiz!
Böylece ikinci aşamada ne yemeliyiz konusunu tamamlamış ve nasıl yemeliyiz konusuna gelmiş bulunuyoruz:
5- Islatma ve Filizlendirme- Burada söz konusu olan gıdalar, haftada iki kere yenmesine izin verilen glutensiz tahıllar ve baklagiller ile her gün tüketilmesi gereken kuru yemişler ve bir de çekirdek/tohumlar.
Islatmayla kastedilen, yukarıdaki gıdaları bir kaba koyup üstlerine su doldurduktan sonra 6-24 saat suda bekletmek. Böylece çimlendirme işlemi başlamış oluyor. Gıdaları tam anlamıyla filizlendirmek için ise, ıslattıktan sonra 3 gün boyunca günde 3 defa suyla çalkalayıp suyunu süzmek gerekiyor. Ondan sonra gıdaları ister çiğ, ister pişmiş, istersek de en çok 47 derecede kurutarak yemek bize kalmış. Yalnız filizlendirme işini üç günden fazla sürdürür ve gıdalarda yaprak veya filizler gözle görülür hale gelirse, bakterilenme tehlikesine karşı bunları derhal tüketmek gerekiyor.
Bütün bunlar söz konusu gıdalarda sağlıklı bir enzim faaliyetini başlatabilmek için yapılıyor. Çünkü özellikle tahıl ve baklagiller sağlıklı beslenmeyi engelleyici bazı özellikler de içeriyorlar ve ıslatma/filizlendirme sayesinde hızlanan enzim faaliyetiyle bu özellikler ortadan kaldırılabiliyor.
[ Bu ıslatma/filizlendirme meselesinin özellikle kuruyemişlerle ilgili olarak bana biraz ters geldiğini itiraf etmeliyim. (Baklagiller dert değil, onları zaten önceden ıslatıp pişiriyordum, glutensiz tahılları da yemesem de olur!) Gerçi Dr.Wahls kuru yemişleri ıslattıktan sonra 50 derecenin altında kurutursak eski çıtır özelliklerini kazandırabileceğimizi söylüyor ama bu bana pek mümkün gelmiyor... Neyse, görücez bakalım! ]