6- ÇİĞ yemek - Diyetin bu ikinci aşamasında gıdaları çiğ veya mümkün olduğu kadar çiğ (50 derecenin altında ya da çok kısa süre pişirerek) tüketmemiz öneriliyor. Çünkü yoğun ısı, gıdalardaki sindirme enzimlerini işlevsiz bırakarak içerdikleri besin değerlerini vücudun tam olarak emmesine ("absorb") engel oluyor. Başka bir deyişle gıdaların çiğ tüketimi, içerdikleri besin değerlerinden tam anlamıyla yararlanabilmek için gerekli.
Meyve ve sebzelerde bu kuralı uygulamak hiç zor değil. Meyveler zaten genelde çiğ yenir, sebzelerin çoğu da salatada kullanılabilir. Salatada kullanamadığımız sebzeleri de az pişirerek veya daha iyisi fermente ederek (örneğin turşu olarak) tüketebiliriz. [Bu konudan yarın 7. maddede daha çok bahsedeceğiz.] Sonuç olarak meyvelerin besin değerlerinden hemen hemen daima, sebzelerinkinden de sık sık (Dr.Wahls salatayı üç öğünde de tüketmemizi öneriyor) tam anlamıyla yararlanabileceğimiz anlaşılıyor.
Aynı şeyi etler için de söylemek biraz zor! Çiğ eti ancak fermente edilmiş veya salamura edilmiş halde yememiz söz konusu. Fermente edilmiş çiğ etlere sucuk, salam,pastırma örnek verilebilir. Ancak bunları kendimiz yapamıyorsak piyasadaki hazır ürünleri kullanmak pek akıllıca sayılmaz, çünkü gerçekten sağlıklı biçimde üretildiklerinden, bir de üstelik içlerine gerçekten neler konulduğundan asla emin olamayız! Besin değerlerini tam olarak tüketelim derken bir yığın zararlı maddeyi de tüketmek mümkün yani... Zaten Dr.Wahls bile 'çiğ yeme kuralını' etlerde uygulamadığını itiraf ediyor.
[Belki balık etleri açısından çiğ yemek söz konusu olabilir. İnsanın aklına hemen suşi, çiroz veya lakerda geliyor!.. Ama bunları da kendin hazırlamak bir hayli zor ne yazık ki..]